Sarah Larsen 
hollow
     
Üye No:6123
Mesajlar: 3,226
Katılım:Jul 2009
Rep Puanı:743
Ruh Halim:
|
Kristen, Bella Swan ve Pamuk Prenses'teki Rol Arkadaşı Üzerine Konuştu
![[Resim: d7f863820efca7982410d04.jpg]](http://img703.imageshack.us/img703/2604/d7f863820efca7982410d04.jpg)
Pamuk Prenses'in onayladığın bir şeyi var mı?
Evet var. Tamamıyla somutlaştıramayacağın bir karakteri oynamak çok garip. O insanları etkiliyor. Benim, Pamuk Prenses'in insanlar üzerinde bıraktığı gibi bir etkim yok. Onun gibi aşırı özverili biri olamam çünkü hiç kimse öyle değil. Böyle bir karakteri ancak bir masalda oynayabilirsin ve onu canlandırmak için büyük bir dürüstlük üstlenmek zorundasın. Ayrıca ondan hiç beklenmeyecek şekilde güçlü. Güç evet, ayrıca heves. Ama bu aynı zamanda onu rencide ediyor, o yüzden onun bir krallığı yok edişini izlemeyeceksiniz yani. “Evet! Öldürün onu!” tarzı bir şey görmeyeceksiniz yani. Bu daha çok birinin kendine ters gelen veya doğru bulmadığı bir şeyi yapmak zorunda oluşunu izlemek gibi olacak. Bu kelimenin tam anlamıyla içten gelen bir şey. Bir milyon tane neden var, ama o özel biri.
O senin gibi kılı kırk yaran biri gibi değil öyle mi?
Evet,çünkü bazen bu konuda titiz olmasına rağmen çok mat. Bu çok garip. Bu çok büyük bir yük ve o yüzden böyle oluyor.Bu biraz garip. Sadece kendi benliğini bulmak üzerine değil aslında her zaman olduğun kişi gibi olmaktan gurur duymak ve tünelin sonundaki ışığı gören tek kişi olmaktan utanmamakla da ilgili. Bu çok büyük bir sorumluluk ve dolayısıyla onu çok şaşırtıyor. Annesi ile babasının ölümüne gözleriyle şahit olmuş ve 7 yaşındayken bir yere kapatılmış. Masalın bu yönlerini kapsamayan, tüm önemli olayları atlayan bir versiyonunu yapmıyoruz çünkü tüm bu olaylar karakterler için gerçekten çok önemli.
Pamuk Prenses’inin masaldaki gibi kırılgan biri olmamasından hoşlanıyor musun?
Evet kırılgan biri gibi gözüküyor. Bu da başka bir mesele. Onun bahsettiğim kişi haline gelmesi filmin tamamını kapsıyor. Gerçekten maziden bahsediyor gibiyim. Kendi krallığı ve insanları için adeta kan ağlıyor. Bu benim için çok önemli bir konsept çünkü insanlar birbirlerine değer veriyor. Basit ama çok müşterek bir bakış açısı bu. Her gün neredeyse her dakika insanların birbirlerine değer vermediklerini görüyorsun, ama bu durumun tam tersi.
Pamuk Prenses lider olmayı öğreniyor mu yoksa liderlik içinde doğuştan var olan bir şey mi? Ne düşünüyorsun bu konuda?
O kesinlikle doğuştan bir lider. Yani demek istediğim liderlik aslında onun damarlarında akıyor fakat elinden alınmış. Hayatındaki her şey gibi bu da ondan çalınmış.
Tüm o güzel kıyafetleri giymek karakterinin yapısıyla tamamen bütünleşmene yardımcı oldu mu?
Elbette oldu. Kendine baktığında üzerindekini giymen gerekmediğini düşünebilirsin veya bir bıçağa ulaşmaya çalışırken kıyafet sana engel olabilir. Ama Colleen Atwood her türlü detayı iyi düşünmüş. Çok rahat bir kıyafetti. Ayrıca kabarık kolları da vardı. Bir şekilde o kabarık kollara bile erkeksi bir hava verdi. Aslında hep şu anda altımda giydiğim mavi elbise gibi ince ve ufak bir şey giymek zorunda kalacağımı düşünmüştüm. Ama Pamuk Prenses kendi zırhını bulana kadar böyle zırh gibi kalın bir elbiseye sahip olduğu için çok mutluydum.
Zırhı ilk giydiğin anda ne hissettin? Kendini daha değişik hissettin mi?
Evet. O anda ilk yapmak istediğin şey göğsünü yumruklamak oluyor. Ayrıca benim zırhımın öyle büyük bir üstü de yoktu. Fakat ne yazık ki tüm erkekler kollarını kaldırdıklarında zırhları kafalarına çarpıyordu. Ben kendiminkinin içinde etrafta koşabiliyorum. Zırh kadın vücuduna daha çok uyuyor diye düşünüyorum. Nedendir bilmiyorum ama erkekler ortalıkta zırhla koştururken birden küçük oyuncaklar gibi görünüyorlar, hafif feminen görünüşlü küçük oyuncaklar gibi.
Hem Pamuk Prenses hem de Bella aynı şekilde bir ormanda travmatik deneyimler yaşadılar (biri ölümle karşı karşıya diğerinin ise kalbi kırık) bu iki durumu karşılaştırabilir misin?
Eh bu biraz garip. Pamuk Prenses'te o hepimizde doğuştan var olan ölüm korkusunun olmadığını düşünüyorum. Hayatta kalmak için ciddi ve çarpıcı sezgileri var. Ama o hiçbir şeyden korkmuyor. Hayattaki en zor şey tüm hayatın boyunca sahip olduğun hayaller ve umutlarının gözlerinin önünde paramparça olmasıdır. Bu yüzden bence ikisini birbiriyle bütünüyle karşılaştırmak imkansız. Biliyorum aslında bu pek de açıklayıcı değil ama ben onları bir türlü karşılaştıramıyorum.
Peki filmleri genel olarak karşılaştırabilir misin? Hiç ortak noktaları var mı?
Hem Bella hem de Pamuk Prenses birer lider olduklarını keşfediyorlar. Bence bu kesinlikle bir benzerlik. Ama aslında onlar birbirlerinden çok çok farklılar. Ayrıca şöyle bir durum da var, herkes onlara “Hayır, olmaz” derken her ikisi de tünelin sonundaki ışığı görüyor. İkisi de sezgilerine fazla güveniyorlar ve ruhen bağları çok kuvvetli. İçlerinden gelen ses neredeyse her zaman haklı çıkıyor.
Chris’le çalışmak senin için şaşırtıcı bir deneyim miydi? Onunla ilgili herhangi bir önyargın var mıydı?
Onunla tanışmadan önce “Tanrım, çok yakışıklı” diyen biriydim. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? O acayip derecede yakışıklı. Film yıldızı olacak bir yakışıklılık. Ama zaten o da öyle biri. Fakat yine de onunla çalışmak biraz tuhaftı. Öncesi daha farklıydı ama sonradan bunu tekrar düşünmem gerekti. Sete geldiğinde "Vay canına! Bu çok ilginç!" dedim. Yani demek istediğim yapımcılar çıtayı bayağı yükselttiler. Chris inanılmaz iyi bir adam ve müthiş içgüdülere sahip, öyle ki setteki her şeyin üstesinden layığıyla geliyordu. O çok rahat biri, bense sürekli "Aman Tanrım!" modundayımdır. Ben rol yaparken gerginliğimi kullanırken o tam tersineydi — benim için iyi bir enerjiydi. Onunla çalışmaktan çok büyük zevk aldım.
Bir sahnenin çekimlerinde Chris'i cidden yumrukladın ve gözünü morarttın?
Bu aslında insanın kendine güvenini fazlasıyla arttıracak bir tecrübeydi. İnsanları yumruklamaktan hoşlanmıyorum. Bilirsiniz rol yaptığınızda normalde eliniz yumruk attığınız kişinin yüzünü sıyırır, fakat çekimlerde o öyle olmadı. Tanrım, gerçekten çok berbat bir histi. Yani birden bire gözlerim yaşlarla doldu ve 'Oops!' diyebildim. Az önce bu sahneyi izliyorduk. Öyle görünüyor ki filmde de yer alacak.
Çocukken favori masalın hangisiydi?
Açıkça öyle bir favorim yok aynı şeyi önceki gün biri daha sormuştu. Masallarla büyüyen bir çocuk değildim. Fakat The Jungle Book'u çok sevmiştim. Hatta kitap bende saplantı haline gelmişti.
Chris bu soruma Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit cevabını verdi.
Yüzüklerin Efendisi'ne acayip düşkün, dağı tırmandığımız sahnenin çekimlerinde sürekli Enya'nın şarkısını söylüyordu. Ben de doğal olarak, "Yüzüklerin Efendisi'ni yeniden çekmelisin. Neden bunu yapıyorsun? Biz burada Pamuk Prenses ve Avcı'yı çekiyoruz Chris!" diyordum.
Çeviri-Sarah Avis Larsen
Kaynak-tık
|
|
| 22-02-2012 20:22:30 PM |
|
Sarah Larsen 
hollow
     
Üye No:6123
Mesajlar: 3,226
Katılım:Jul 2009
Rep Puanı:743
Ruh Halim:
|
RE: Kristen, Bella Swan ve Pamuk Prenses'teki Rol Arkadaşı Üzerine Konuştu
|
|
| 23-02-2012 20:15:19 PM |
|
Marilda Loussia 
ilan-ı aşk ediyorum♥
   
Üye No:24921
Mesajlar: 1,388
Katılım:Jan 2012
Rep Puanı:453
Ruh Halim:
|
RE: Kristen, Bella Swan ve Pamuk Prenses'teki Rol Arkadaşı Üzerine Konuştu
_______________________________________________________
Hayatta Kaderin Olduğu Gibi Keder De Vardır...
Elizabeth seni unutmayacağım...
|
|
| 23-02-2012 22:54:27 PM |
|