Evet herkes okuduğu sırada şöyle içini cız ettiren yerleri buraya yazıyor =)
İlk bn Başlıorum....
"İyileşmemiştim, ama sanki hiç yaralanmamış gibiydim..."
-------------------------------------------
Edward hafifçe kolumu sıktı. "Ben buradayım."
Derin bir nefes aldım.
Doğruydu.Edward buradaydı,bana sarılmıştı.
Bu gerçek olduğu müddetçe herşeyler yüzleşebilirdim.
Omuzlarımı dikleştirdim ve alınyazıma doğru yürüdüm, kaderim yanımda duruyordu. '
---------------------------------------------------------
'Ama eğer Jacksonville'e ya da başka bir bilinmeyen yere gidersem, onun gerçek olduğundan nasıl emin olabilidim ? Onu hayal edemediğim bir yerde inancım azalabilirdi...Ve ben bununla yaşayamayabilirdim.
Hatırlamanın yasak, unutmanın korkunç olduğu zor bir çizgide yürüyorum. '
-----------------------------------------------------
Peri masalı tekrara başlamıştı.Prens dönmüş, kötü büyü bozulmuştu.Ama çözülemeyen karekter hakkında ne yapmam gerektiğini bilemiyordum.Gökten düşen bu üç elma neredeydi?
-----------------------------------------------------------
Yavaşça kalktı ve ellerini yüzümün iki tarafına koyarak gözlerime baktı."Sonsuza kadar, "diye söz verdi.
"Tek istediğim bu," dedim ve parmak uçlarımda yükselerek dudaklarından öptüm.
--------------------------------------------------
ewt sizde yazın favori repliklerinizi...
Edward tam arkamda durdu yansıması yoktu dayanıLmaz derecede sevimLi ve sonsuza kadar on yedi yasında ..
Soğuk tapıLası dudakLarını kırışmış yanağıma dayadı '' İyiki doğdun diye fısıLdadı ''
___________________________________________________________
-Hatırlamanın yasak,unutmanın korkunç olduğu,zor bir çizgide yürüyordum.
NEW MOON
-Eğerki acı dayanabileceğim bir hale gelirse onunla geçirdiğim zamana hayatımın en güzel zamanı olarak bakabilecektim.Eğer acı bunu yapabileceğim ölçüde azalırsa geçirdiğimiz vakit için minnet duyabilecektim.
NEW MOON
Tabi ki kendisi de bir alıntı olan :
"Şiddetle başlayan hazlar,
Şiddetle son bulurlar,
Ölümleri olur zaferleri;
Öpüşürken yok olan
Ateşle barut gibi."
Romeo ve Juliet- perde 2- sahne 6
---
Ama bu gece değil. Bu gece gökyüzü inanılmaz karanlıktı. Belki de bu gece ay doğmamıştı, ay tutulmuştu ya da 'yeniay' dı.
Yeniay. Titredim.
---
Yaşayabilmek için bir tek şeye ihtiyacım vardı; onun var olduğunu bilmek. Hepsi bu kadar. O var olduğu sürece diğer herşeye katlanabilirdim.
---
Uyuşukluğun geri dönmesi için bekledim, ya da acının. Çünkü acı geri dönmek zorundaydı.
---
"Sanki göğüs kafesimin ortasında koca bir delik vardı, bütün hayati organlarım oyulmuş paçavraya dönmüştü. Nefes alabilmek için hızlı hızlı soluyordum. Başım dönüyor, kalbim hızlı hızlı atıyordu ama nabzımın atışını duyamıyordum. Ellerim soğuktan morarmış gibiydi. Cenin pozisyonunu aldım ve kendimi toparlamaya çalıştım.
Bütün bunlar bana hayatta kalabileceğimi gösterdi. Uyanıktım ve acıyı hissediyordum. Bununla yaşayabilirdim. Acı beni güçsüzleştirmemiş, aksine daha da güçlendirmişti."
---
Yeni Ay'ın zirveye çıktığına inandığım bölümler. Unutulmazlar.
Bu arada uzun zamandır forumda New Moon la ilgili böyle bir sayfa bakıyordum, çok iyi düşünmüşsün, teşekkürler=)
Bu öLüm sessizLiği sırasında,her şey bir anda yerli yerine oturdu.Edward'ın bilememi istemediği bir şeydi.Jacob'ın ise benden saklamamak istemediği bir şey.
CullenLerin ve kurtların ormanda olduğu ve iki taraf için de aynı derecede tehlikeLi oLan bir şey..
--------
İyi misin ? diye mırıLdandı.sesi endişeliydi
hayır öLmek istiyorum
bu asLa olmayacak buna izin vermem..
[jacob'un onu öpmesini istediği böLümden sonRa]
------
-onu seviyorsun
-seni daha çok seviyorum edward . "yapıbiLeceğim tek şey buydu."
"vücudumdaki her hücre inkar etmek için yanıp tutuşuyordu"
-bunu biLiyorum beLs . ama seni terk ettiğimde seni kanayarak bıraktım.ve bu yarayı temizLeyen kanı durduran o oLdu.
-Lütfen kes dayanamıyorum
-----
evet şuan geRçekten "TUTULMA"ştum.. :'(
biras daha yazarmısınız lütfen=)
"ah Jasper?"dedim kapıya dogru ilerlerken
Jasper,Alice ve Esme arasında sıkışmış gibi duruyordu bir şekilde ailenin daha merkezinde görünüyordu"evet bella?"
"merak ettim de J.Jenks neden senin adını duyunca bile geriliyor"
Jasper güldü "iş ilişkilerinin korku ve ticari kazanç ile geliştigini tecrübe ettim de o kadar"
---------------------------------------------------------------------------------------
edward'la yavaşça odamıza yürüdük
"kutlamalar gecesi"diye mırıldandı ve başımı kaldırıp dudaklarıma yöneldi
"bekle" dedim durup onu geri iterek
Şaşkınlıkla bana baktı.Normalde onu iten asla ben olmazdım bu bir kural gibiydi. Peki, bu kuraldan fazla bir şeydi. Bu ilkti.
"Bir şey denemek istiyorum"dedim ona şaşkın ifadesine biraz gülümseyerek
ellerimi yüzünün iki tarafına koyarak gözümü kapatıp konsantre oldum
Zafrina bana ögretmeye çalışken çok başarılı değildim ama şimdi kalkanımı daha iyi tanıyordum.Onu üzerimden çıkarmaya karşı çıkan tarafımı biliyordum, bu kendi hayatımı her şeyin üstüne koymaya çalışan otomatik bir dürtüydü.
yine de bu kendimle birlikte diger insanları da kalkana almak kadar kolay bir şey değildi.kendimi korumaya karşı direnç gösterirken elastiğin yeniden çekildigini hissediyordum.Bütün dikkatimi toplayarak kalkanı tümüyle kendi üzerimden atmak için gerdim.
"Bella"diye fıısıldadı edward şok olmuştu.
işte o zaman yapabildigimi anlamıştım ve dha fazla konsantre olarak bu an için sakladıgm belli hatıraları tarayarak aklımdan akmalarını sagladım.Onun da gördügünü umuyordum.
bazı hatıralarım çok net değildi, bunlar insanlıgıma aitti:Yüzünü ilk gördüğüm an...Beni çimenlike ilk kez tuttugunda hissettiklerim...Beni james'in elinden kurtardıgında gidip gelen bilincimn karanlıgında çınlayan sesi... Evlendigimz gün Beni bekledigi andaki yüzü... adadaki degerli her an... karnımdaki bebeğimize dokunan soğuk elleri....
ama keskin hatıralar netlikle görülüyordu:Gözlerimi yeni hayatıma açtıgım andaki yüzü...
o ilk öpücük... O ilk gece...Dudakları birden vahşi bir şekilde dudaklarıma değip konsantrasyonumu bozdu.
Nefesim kesilerek agırlıgı vücudumun dışında tutmaya çalışan kalkanımı kaybettim.Esnek bir bant gibi yerine sıçradı ve yeniden düşüncelerimi korumaya devam etti.
"ah kaçırdım"diye iç geçirdim.
"duydum seni"dedi"nasl? Nasıl yaptın bunu?"
Sersemlemişti. Gözlerini kırpıştırıp başını salladı.
"artık biliyorsun"dedim hafifçe ve omuz silktim."kimse kimseyi benim seni sevdiğim kadar sevmedi"
"Neredeyse haklısın"Gülümsedi"yalnız bir istisna biliyorum
"yalancı"
beni yeniden öpmeye başladı ve sonra birden durdu
"yeniden yapabilir misin?" diye sordu.
yüzümü ekşittim "bu çok zor"
hevesle bekledi.
"en ufak bir dikkat dagılmasıyla kaçırıyorum"diye uyardım onu
"uslu duracagım"dedi
dudaklarımı büzüp gözlerimi kıstım.Sonra gülümsedim.ellerimi yeniden yüzünü koydum, kalkanımı aklımdan ittim ve kaldığım yerden devam ettim, yeni hayatımın ilk gecesiyle detayları düşündüm.
yeniden beni öperek dikkatimi dağıttıgında güldüm.
"kahretsin"diye hırıldadı,büyük bir açlıkla beni öperken
"üzerinde çalışacağımız bir sürü vaktimiz olacak"diye mırıldandı
"bana kesinlikle öyle geliyor"
Ve sonra sonsuzun küçük ama mükemmel olan bu parçasına büyük bir mutlulukla devam ettik.
----------------------------------------------------------------------------------------
"korkma" diye mırıldandım
"biz birbirimize aitiz"
kendi kelimelerimin dogruluğuyla ben de bir anda şaşkına dönmüştüm bu an öyle kusursuz,öyle gercekti ki,hakkında şühpe etmenin yolu yoktu.Kolları bana dolanmış beni öyle sarmalamışken Vücudumdaki her hücrenin gercekten canlı oldugunu hissedebiliyordum.
"sonsuza kadar"diyerek onayladı beni
Şafak vakti....
Gitmişti..
Titreyen bacaklarla,bir faydası olmadığını bile bile ,onu ormana doğru takip ettim.Patikadaki izi aniden yok oldu.Hiçbir ayak izi yoktu.Yapraklar artık kıpırdamıyordu ama yine de ormana doğru yürümeye devam ettim.Başka birşey yapamazdım.İlerlemem zorundaydım.Eğer onu aramaya devam etmezsem herşey bitecekti.
Aşk..hayat..bitecekti.
Sanki beynimin içinde sürekli damlayan bir musluk vardı ve ben onu ne kapatabiliyordum ne dede duymazdan gelebiliyordum..
Kaç kere bir kalbin ezilip,tekrar atmaya devam etmesi beklenebilir ki?
Bazen sadaket yapmak istediğinin önüne geçer..Bazen söyleyeceğin sır senin değildir..
''soluğunun balını çeken ölümün gücü,yetmemiş güzelliğini almaya''
Acaba olmayan kalbime,değersiz hayatımı kurtarmak için,ihanet edebilir miydim?
Aşkta mantık yoktur,birini ne kadar çok severseniz,herşeyin daha az anlamı olur..
Sanki kaybolmuş bir ay gibiydim.Gezegenim büyük bir felakette yok olmuş ama buna rağmen geride kalan boş uzantıda dar dairelerle yörünge çizmeye devam eden yerçekimi kanununu yok sayan bir ay..
Yaşayabilmek için bir tek şeye ihtiyacım vardı;onun var olduğunu bilmek,o var olduğu sürece diğer herşeye katlanabilirdim..
''Hatırlamanın yasak,unutmanın korkunç olduğu,zor bir çizgide yürüyordum..''
Zaman geçiyor.İmkansız göründüğü zaman bile.Hatta saatin her tik tak edişi insanın canını acıtsa da.Yavaş yavaş geçiyordu saniyeler.Yalpalayarak ve sessizliklerin içinde sürünerek.Benim için bile.
''Sana söz veriyorum ki bu beni son görüşün olacak.Geri dönmeyeceğim.Seni bir daha böyle bir duruma sokmayacağım.Hayatına bundan sonra bensiz devam edeceksin.Sanki hiç varolmamaşım gibi.''
Durdum.Herşeyi çok güzel planlamıştı.''sanki hiç varolmamışım gibi''olacak diye söz vermişti.
Şiddetle başlayan hazlar,şiddetle son bulurlar,
Ölümleri olur zaferleri,
Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.