16-05-2010, 00:16:52 AM
Yıllar önce idi. 1980’li yıllar.
Korku filmlerinin ki özellikle Drakulalı filmlerin furya olduğu dönemler.
Belki 8-10’lu yaşlar olarak bu türlere daha bir meraklı idik, en azından kendim için bunu söyleyebilirim.
İnsanın kurda dönüşmesini gözü açık seyretmek her baba yiğidin harcı değildi.
Gel zaman git zaman, özellikle Vampirler, Drakulalar farklı versiyonlarla günümüze kadar sürdü.
Tek tük.
Ancaaaaak.
Bugün gelinen nokta vahim.
Vahim olan tarafı, son iki yıldır, gençler üzerine yoğunlaştırılmış bir vampir sevgisi şırınga edilmesi.
Nasıl mı?
Önce, kitaplarla piyasaya giriyorlar.
Sonra filmi sürüyorlar.
İnanın artık her 100 öğrenciden 50’sinde bu kitaplar var.
Öğretmenleri çocuklar kitap okuyun dendiğinde pek alakadar olmayan gençliğin bir çırpıda bitirdikleri kitaplardır bunlar.
Konusu ne dersiniz.
Bilmeyenleriniz için kısaca söz edelim.
Edward, insanın kanını değil, hayvanın kanını emen bir vampirdir.
Vampir Edward ile insan Bella arasında yaşanan bir aşk hikâyesi.
Araya giren diğer vampirlerin Edward’ı, Bella’dan ayırma girişimleri.
Göçebe vampirlerin başkanının, Bellayı avı olarak görmeye başlaması.
Kaçırma serüvenleri, Bella’yı ısırması, Edward ve ailesinin Bella’nın vampire dönüşmesini önlemeye dönük çabaları.
Sonrasında Bella’nın, okulun mezuniyet gecesinde vampir olma arzusu vs.
İlk, alacakaranlık adını taşıyan bu kitap sonrasında seri halinde Yeni Ay, Tutulma ve Şafak Vakti olarak sürüyor.
Hem kitapları hem filmleri hit oluyor.
Size anlattığım hikâye ise ilk kitap, ilk film olan Alacakaranlık’tan.
Sonrasını ne ben merak ettim ne de siz merak edin.
Altını çizmek istediğim şey önemli.
Küçük oğlum bana şöyle demişti, ‘oğlum filmin konusu ne’ dediğimde:
‘Baba, buradaki vampir iyi huylu, insanın değil hayvanın kanını emen bir vampir. Vampir’in yaşadığı bir macera.’
Aşk vurgusunu ise hiç yapmıyor kerata.
Bir de çocukların eğitimini problem edinen bir öğretmen dostum kitapların ve de filmlerin bu denli masum olmadığını söylemiş, detayında; bir kan emiciliğinin özendirildiğini ifade etmişti.
Yani, hem kitapta hem kitaptan uyarlama filmde vampir sevimlileştirilmiş.
Şirinleştirilmiş.
Günümüzde kedi kesip ayin yapanları bilmem hatırlatmakta yarar var mı?
9 yaşındaki oğlumda kitabın ve filmin bıraktığı izlenim bu.
Yani vampir ‘iyi vampir.’
Yahu vampirin iyisi mi olur, film ya da kitap bile olsa.
Unutulmamalı ki, filmlerin küçük yaştaki çocuklar üzerinde bıraktığı etki, çok fazla.
Filmdeki birçok sahneyi gerçek hayata uyarlayanlara tanıklık etmiyor muyuz?
Öğretmen arkadaşımın tedirginliğine aynen katılıyorum.
Veliler olarak şu elzem şey acilen yapılmalı.
Saldım çayıra Mevlam kayıra demeyin.
Okuduğu kitapları, ilgilendikleri filmleri kısaca ve mümkünse her şeyini yakın takibe alın.
Uyarın, doğruyu, iyiliği, sevgiyi aşılayın.
Yoksa iyi vampirlerin (!) cirit attığı günler, pek uzak olmasa gerek.
Ekrem Okutan
Kaynak:Star Gazetesi
Korku filmlerinin ki özellikle Drakulalı filmlerin furya olduğu dönemler.
Belki 8-10’lu yaşlar olarak bu türlere daha bir meraklı idik, en azından kendim için bunu söyleyebilirim.
İnsanın kurda dönüşmesini gözü açık seyretmek her baba yiğidin harcı değildi.
Gel zaman git zaman, özellikle Vampirler, Drakulalar farklı versiyonlarla günümüze kadar sürdü.
Tek tük.
Ancaaaaak.
Bugün gelinen nokta vahim.
Vahim olan tarafı, son iki yıldır, gençler üzerine yoğunlaştırılmış bir vampir sevgisi şırınga edilmesi.
Nasıl mı?
Önce, kitaplarla piyasaya giriyorlar.
Sonra filmi sürüyorlar.
İnanın artık her 100 öğrenciden 50’sinde bu kitaplar var.
Öğretmenleri çocuklar kitap okuyun dendiğinde pek alakadar olmayan gençliğin bir çırpıda bitirdikleri kitaplardır bunlar.
Konusu ne dersiniz.
Bilmeyenleriniz için kısaca söz edelim.
Edward, insanın kanını değil, hayvanın kanını emen bir vampirdir.
Vampir Edward ile insan Bella arasında yaşanan bir aşk hikâyesi.
Araya giren diğer vampirlerin Edward’ı, Bella’dan ayırma girişimleri.
Göçebe vampirlerin başkanının, Bellayı avı olarak görmeye başlaması.
Kaçırma serüvenleri, Bella’yı ısırması, Edward ve ailesinin Bella’nın vampire dönüşmesini önlemeye dönük çabaları.
Sonrasında Bella’nın, okulun mezuniyet gecesinde vampir olma arzusu vs.
İlk, alacakaranlık adını taşıyan bu kitap sonrasında seri halinde Yeni Ay, Tutulma ve Şafak Vakti olarak sürüyor.
Hem kitapları hem filmleri hit oluyor.
Size anlattığım hikâye ise ilk kitap, ilk film olan Alacakaranlık’tan.
Sonrasını ne ben merak ettim ne de siz merak edin.
Altını çizmek istediğim şey önemli.
Küçük oğlum bana şöyle demişti, ‘oğlum filmin konusu ne’ dediğimde:
‘Baba, buradaki vampir iyi huylu, insanın değil hayvanın kanını emen bir vampir. Vampir’in yaşadığı bir macera.’
Aşk vurgusunu ise hiç yapmıyor kerata.
Bir de çocukların eğitimini problem edinen bir öğretmen dostum kitapların ve de filmlerin bu denli masum olmadığını söylemiş, detayında; bir kan emiciliğinin özendirildiğini ifade etmişti.
Yani, hem kitapta hem kitaptan uyarlama filmde vampir sevimlileştirilmiş.
Şirinleştirilmiş.
Günümüzde kedi kesip ayin yapanları bilmem hatırlatmakta yarar var mı?
9 yaşındaki oğlumda kitabın ve filmin bıraktığı izlenim bu.
Yani vampir ‘iyi vampir.’
Yahu vampirin iyisi mi olur, film ya da kitap bile olsa.
Unutulmamalı ki, filmlerin küçük yaştaki çocuklar üzerinde bıraktığı etki, çok fazla.
Filmdeki birçok sahneyi gerçek hayata uyarlayanlara tanıklık etmiyor muyuz?
Öğretmen arkadaşımın tedirginliğine aynen katılıyorum.
Veliler olarak şu elzem şey acilen yapılmalı.
Saldım çayıra Mevlam kayıra demeyin.
Okuduğu kitapları, ilgilendikleri filmleri kısaca ve mümkünse her şeyini yakın takibe alın.
Uyarın, doğruyu, iyiliği, sevgiyi aşılayın.
Yoksa iyi vampirlerin (!) cirit attığı günler, pek uzak olmasa gerek.
Ekrem Okutan
Kaynak:Star Gazetesi



