24-04-2011, 18:23:53 PM
COSMOGIRL: Jacksonville’de büyüyen biri için 17 yaşında Los Angeles’a taşınmak zor muydu?
ASHLEY GREENE: Gerçekten zordu. Ben Jacksonville’de çok izole bir hayat yaşıyordum. 3 yıllık bir erkek arkadaşım vardı ve çok genç yaşta büyük bir aşkla evlenmiş bir çiftin çocuğuydum. (Annem ve babam hala birbirlerine aşıklar) İdeal bir ortamda büyüdüm ve sonra L.A.’e gittim ve hayatın hiç de benim yaşadığım gibi olmadığını gördüm. Kime güveneceğime karar verirken dikkatli olmam gerektiğini, hızlı bir şekilde öğrendim.
CG: ‘Twilight’tan sonra hayatının geldiği noktadan memnun musun?
AG: Böyle bir filmin parçası olduğumuz için gerçekten çok şanslıyız. ‘Twilight’ kariyerimde büyük bir sıçrama tahtası oldu. Bundan sonra, özellikle kişisel hayatımla ilgili, daha dikkatli olmalıyım diye düşünüyorum.
CG: Bir dönem yakışıklı oyuncularla aşk haberlerin çıktı. Mesela Chace Crawford, Ian Somerhalder ve ‘Kings of Leon’dan Jared Followill bunlardan bazıları. Bu konuda ne söylemek istersin?
AG: İsmi geçen kişilerden bazıları ile bir, iki kez çıktım. Açıkçası bu benim özel hayatım. Fakat biri ile daha birbirinizi tanımaya çalışırken basında ‘beraberler’ şeklinde haberler çıkması gerçekten korkutucu! Çünkü bu gerçek bir ilişki yaşamayı zorlaştıran bir şey.
CG: Kellan’la birlikte oldun mu?
AG: Bu konuyu düşünmedim değil! Kellan ile 5 yıl önce ajansım aracılığı ile tanıştım ve o zamandan beri de çok iyi arkadaşız. Beraber film çekmek bizi daha da yakınlaştırdı. Eğer onunla bir ilişki yaşayacak olsaydık, bunu yıllar önce yapardık. Açıkçası onunla birlikte olarak ilişkimizi mahvetmek istemem.
Ne yazık ki onlar bu çılgınlığın ortasında kalmış gibiler. Çünkü onlar birlikteliklerini gözlerden uzak yaşayabilmek için çaba harcıyorlar. İlginç ve komik olan, onlar kendilerini bir hafta odalarına kapayıp, dışarı çıkmayabilirler. Buna rağmen bir yerlerde, onların Londra’da ya da başka bir şehirde olduklarına dair haberler çıkabilir. Benim düşünceme göre onlar tüm film ekibi içinde en az ilgi çekmeye çalışanlar.
CG: Genç kız hayranları Robert için gerçekten çıldırıyorlar. Sen onu çekici buluyor musun?
AG: Robert ile tanıştığımda onun gerçekten çekici biri olduğunu düşünmüştüm fakat aramızda hiçbir zaman o tarz bir çekim olmadı. Robert gerçekten kızlardan gördüğü bu ilgiyi anlayamaz bir durumda. Çünkü onun düşüncesine göre o ‘Twilight’tan önce sadece ‘Harry Potter’ filminde rol almış, sıradan bir oyuncuydu.
CG: Robert’ı bu kadar çekici yapan ne?
AG:Gerçekten Robert’ın farklı, sevilesi bir yanı var. Mesela bir gün sete geldi ve bir kız hakkında üstü kapalı bir şekilde bir iki şey söyledi ve biz kimden bahsettiğini anlayabilmek için ağzından kerpetenle lafı aldık. O da vize “Yani, işte bana mesaj atan bir kız… Ne anlatabilirim ki?” dedi. Setteki kızlar ve ben, insanlarla nasıl konuşması ve nasıl rahat olması gerektiği ile ilgili ona tavsiye vermeye çalıştık.
CG: Bahsettiği kız kim , biz tanıyor muyuz?
AG: Bunu söyleyemem!
CG: Sette başınıza gelen ilginç olaylardan bahseder misin biraz?
AG:Hepimiz, birbirimize destek oluyoruz. Yani insanın kendini artistik olarak ifade edebilmesi için gerçekten güvenli hissedebileceği bir ortama ihtiyacı oluyor. Ortada gerçekten içimizden birini utandıracak ya da canımızı sıkacak bir konu olduğunda hepimiz birbirimizi eğlendirmeye çalışıyoruz.
CG: Birbirine yakın set ekipi gibi görünüyorsunuz , yanılmıyorum değil mi ?
AG: Aslında lisedeymişiz gibi hisseiyorum.Yani bir yılı film çekimine birlikte geçiriyoruz,sonra yaz tatiline gidiyoruz ve döndüğümüzde birbirimize daha da yakınlaşıyoruz. Her defasında aynı geri insanlara dönmek, insana kendini iyi hissetttiriyor.
Kaynak:Cosmogirl Dergisi
ASHLEY GREENE: Gerçekten zordu. Ben Jacksonville’de çok izole bir hayat yaşıyordum. 3 yıllık bir erkek arkadaşım vardı ve çok genç yaşta büyük bir aşkla evlenmiş bir çiftin çocuğuydum. (Annem ve babam hala birbirlerine aşıklar) İdeal bir ortamda büyüdüm ve sonra L.A.’e gittim ve hayatın hiç de benim yaşadığım gibi olmadığını gördüm. Kime güveneceğime karar verirken dikkatli olmam gerektiğini, hızlı bir şekilde öğrendim.
CG: ‘Twilight’tan sonra hayatının geldiği noktadan memnun musun?
AG: Böyle bir filmin parçası olduğumuz için gerçekten çok şanslıyız. ‘Twilight’ kariyerimde büyük bir sıçrama tahtası oldu. Bundan sonra, özellikle kişisel hayatımla ilgili, daha dikkatli olmalıyım diye düşünüyorum.
CG: Bir dönem yakışıklı oyuncularla aşk haberlerin çıktı. Mesela Chace Crawford, Ian Somerhalder ve ‘Kings of Leon’dan Jared Followill bunlardan bazıları. Bu konuda ne söylemek istersin?
AG: İsmi geçen kişilerden bazıları ile bir, iki kez çıktım. Açıkçası bu benim özel hayatım. Fakat biri ile daha birbirinizi tanımaya çalışırken basında ‘beraberler’ şeklinde haberler çıkması gerçekten korkutucu! Çünkü bu gerçek bir ilişki yaşamayı zorlaştıran bir şey.
CG: Kellan’la birlikte oldun mu?
AG: Bu konuyu düşünmedim değil! Kellan ile 5 yıl önce ajansım aracılığı ile tanıştım ve o zamandan beri de çok iyi arkadaşız. Beraber film çekmek bizi daha da yakınlaştırdı. Eğer onunla bir ilişki yaşayacak olsaydık, bunu yıllar önce yapardık. Açıkçası onunla birlikte olarak ilişkimizi mahvetmek istemem.
Ne yazık ki onlar bu çılgınlığın ortasında kalmış gibiler. Çünkü onlar birlikteliklerini gözlerden uzak yaşayabilmek için çaba harcıyorlar. İlginç ve komik olan, onlar kendilerini bir hafta odalarına kapayıp, dışarı çıkmayabilirler. Buna rağmen bir yerlerde, onların Londra’da ya da başka bir şehirde olduklarına dair haberler çıkabilir. Benim düşünceme göre onlar tüm film ekibi içinde en az ilgi çekmeye çalışanlar.
CG: Genç kız hayranları Robert için gerçekten çıldırıyorlar. Sen onu çekici buluyor musun?
AG: Robert ile tanıştığımda onun gerçekten çekici biri olduğunu düşünmüştüm fakat aramızda hiçbir zaman o tarz bir çekim olmadı. Robert gerçekten kızlardan gördüğü bu ilgiyi anlayamaz bir durumda. Çünkü onun düşüncesine göre o ‘Twilight’tan önce sadece ‘Harry Potter’ filminde rol almış, sıradan bir oyuncuydu.
CG: Robert’ı bu kadar çekici yapan ne?
AG:Gerçekten Robert’ın farklı, sevilesi bir yanı var. Mesela bir gün sete geldi ve bir kız hakkında üstü kapalı bir şekilde bir iki şey söyledi ve biz kimden bahsettiğini anlayabilmek için ağzından kerpetenle lafı aldık. O da vize “Yani, işte bana mesaj atan bir kız… Ne anlatabilirim ki?” dedi. Setteki kızlar ve ben, insanlarla nasıl konuşması ve nasıl rahat olması gerektiği ile ilgili ona tavsiye vermeye çalıştık.
CG: Bahsettiği kız kim , biz tanıyor muyuz?
AG: Bunu söyleyemem!
CG: Sette başınıza gelen ilginç olaylardan bahseder misin biraz?
AG:Hepimiz, birbirimize destek oluyoruz. Yani insanın kendini artistik olarak ifade edebilmesi için gerçekten güvenli hissedebileceği bir ortama ihtiyacı oluyor. Ortada gerçekten içimizden birini utandıracak ya da canımızı sıkacak bir konu olduğunda hepimiz birbirimizi eğlendirmeye çalışıyoruz.
CG: Birbirine yakın set ekipi gibi görünüyorsunuz , yanılmıyorum değil mi ?
AG: Aslında lisedeymişiz gibi hisseiyorum.Yani bir yılı film çekimine birlikte geçiriyoruz,sonra yaz tatiline gidiyoruz ve döndüğümüzde birbirimize daha da yakınlaşıyoruz. Her defasında aynı geri insanlara dönmek, insana kendini iyi hissetttiriyor.
Kaynak:Cosmogirl Dergisi